MÖ 5. yüzyılda Kos adasında bir hekim, hastalarının belirtilerini tek tek kaydediyordu. Başvuracağı bir kaynak, tarayacağı bir veri tabanı, atıf yapacağı bir dergi yoktu; elinde yalnızca gözlemleri ve dürüstlüğü vardı. O hekim Hipokrat'tı ve bugün hâlâ kullandığımız bilimsel yayın zincirinin ilk halkasını — sistematik klinik gözlemi — o kurdu.
Bugün makale yazarken uyduğumuz her kural — IMRAD yapısı, hakem değerlendirmesi, atıf biçimi — uzun bir deneme yanılma sürecinin ürünü. Bu kuralların nereden geldiğini görmek, onlara daha bilinçli uymayı kolaylaştırıyor. Aşağıdaki çizelge, poliklinik koridorundaki tecrübeden SCI-E dergilerine uzanan 2.400 yıllık hattı özetliyor.
Tıbbi bilgi kayda nasıl geçti?
Hipokrat'ın "Corpus Hippocraticum"u yalnızca bir tıp metni değil, bir bakış açısı değişimiydi. Hastalıkları tanrıların cezası sayan bir çağda "gözlemledim ve bir örüntü var" demek radikaldi. Bugünkü olgu sunumlarının ve olgu serilerinin atası bu yaklaşım — tıbbın en eski, hâlâ kullanılan yöntemi.
Galen (MS 129–216) anatomik bilgiyi hayvan diseksiyonlarına dayandırdı. Kanıtı kendi gözleri ve elleriydi; bulgularının çoğu yanlıştı, çünkü insanı değil maymun ve domuzu incelemişti. Yine de otorite sayıldığı için yaklaşık 1400 yıl kimse sonuçlarını denetlemedi. Otoriteye dayalı tıbbın sorunu tam da bu denetimsizlikti.
1543'te Andreas Vesalius "De Humani Corporis Fabrica"yı yayımladığında bir ilki gerçekleştirdi: Galen'e atıf yapıp onu çürüttü. "Galen bu yapının şöyle olduğunu söyledi, ben insan kadavrasında baktım ve öyle değil" dedi. Tarihsel açıdan bu, ilk sistematik itiraz — önceki otoriteye referans verip düzeltme. Atıf, saygıdan değil itirazdan doğdu.
1665: ilk bilimsel dergiler nasıl doğdu?
1665, bilimsel yayıncılığın milat noktası. İki dergi neredeyse aynı anda yayın hayatına başladı. Fransa'da "Le Journal des Sçavans" (Ocak 1665) daha çok kitap değerlendirmesi ve genel bilim haberi yayımlıyordu. İngiltere'de ise Henry Oldenburg'un editörlüğündeki "Philosophical Transactions of the Royal Society" (Mart 1665) gerçek anlamda ilk orijinal araştırma yazılarını bastı.
Oldenburg, Royal Society toplantılarında sunulan mektupları derleyip basılı hâle getiriyordu. Yani ilk bilimsel makaleler aslında mektuptu; araştırmacılar gözlemlerini birbirlerine yazıyor, editör bu mektupları yayına dönüştürüyordu. Bu yazılarda bugünkü anlamda bir atıf sistemi yoktu: "Bay Newton mektubunda şunu ifade etti" ya da "Bay Hooke toplantıda şunu gösterdi" gibi kişisel göndermeler yeterliydi.
Atıf sistemi neden ortaya çıktı?
Asıl tetikleyici, "kim ilk söyledi?" kavgasıydı. Newton ile Leibniz'in kalkülüs tartışması — ikisi de bağımsız keşfetmişti, ikisi de öncelik iddia ediyordu — bilim dünyasını sarstı. Bu tür öncelik çekişmeleri, kimin ne zaman ne söylediğini belgeleme ihtiyacını doğurdu.
Atıf sistemi, başta bilimsel doğrulama aracı olarak değil, entelektüel öncelik kanıtı olarak gelişti. Bugün kaynakçaya eklenen her referans, bir yanıyla bu üç buçuk yüzyıllık öncelik kaygısının mirasçısı.
Atıf yokken bilgi nasıl doğrulanıyordu?
Modern öncesi dönemde beş mekanizma iş görüyordu. Otorite: Galen söylediyse doğru sayılırdı — hatalı ama o çağda alternatifsiz bir ölçüt. Tekrarlama: bir gözlemi başkası da görebiliyorsa güven artardı; bugünkü replikasyonun ilkel biçimi. Konsensüs: bilginler mektupla ya da toplantıda tartışır, uzlaşılan bilgi kabul görürdü. Gösterim: anatomi tiyatrolarında diseksiyon izleyiciye canlı yapılırdı — bir tür açık hakem denetimi. Kişisel itibar: araştırmacının güvenilirliği bilginin güvenilirliği sayılırdı; bu ölçüt bugün de kısmen sürüyor, çünkü tanınmış bir merkezin olgu serisine daha rahat güveniliyor.
Index Medicus neyi değiştirdi?
- yüzyılın ortasında Alman bilim dergileri sistematik dipnotu yaygınlaştırdı; her iddia bir kaynağa bağlandı. 1879'da yayına başlayan Index Medicus ise tıp literatürünün ilk sistematik dizini oldu. "Bu konuda daha önce ne yazılmış?" sorusunun yanıtı artık aranabilir hâle gelmişti.
1955'te Eugene Garfield, fikirlerin birbirine bağlanması yoluyla bir atıf dizini önerdi ve 1964'te Science Citation Index'i kurdu (Garfield, 1955; doi:10.1126/science.122.3159.108). Bir yazının kaç kez atıf aldığı ilk kez ölçülebilir oldu; etki faktörü kavramı da buradan doğdu. Bu ölçütün nasıl yorumlanacağını ve sınırlarını etki faktörü değerlendirmesi yazısında ele alıyoruz.
Tıpta ilk kontrollü çalışmalar hangileriydi?
Bilimsel yayıncılık olgunlaşırken tıp da kendi dönüm noktalarını yaşıyordu. James Lind, 1747'de İngiliz donanmasında 12 denizciyi ikişerli altı gruba ayırıp her gruba farklı tedavi verdi; narenciye alan grup iyileşti ve bu gözlem 1753'te yayımlandı. Tıp tarihindeki ilk kontrollü klinik çalışma kabul edilir. Edward Jenner (1798), sütçü kadınların çiçek hastalığına yakalanmadığı gözleminden yola çıkarak aşıyı geliştirdi — epidemiyolojik bir gözlemin deneyle sınanması. Pierre Louis (1835) ise kan almanın pnömonide işe yarayıp yaramadığını hastaları sayarak sınadı ve yaramadığını gösterdi; bu, tıpta sayısal yöntemin başlangıcıydı.
Her üç örnekte de kaynak aynıydı: kendi gözlemleri ve hasta verileri. Aradaki fark, verinin sistematik biçimde toplanması ve karşılaştırılmasıydı.
IMRAD ne zaman standart oldu?
Bugün doğal saydığımız yapı şaşırtıcı ölçüde yeni. 1978'de bir grup tıp dergisi editörü Vancouver'da toplandı ve makale biçimini standartlaştırdı; bu toplantıdan ICMJE (International Committee of Medical Journal Editors) doğdu, "Uniform Requirements for Manuscripts" ilk kez 1979'da yayımlandı.
Sollaci ve Pereira'nın dört büyük dergiyi tarayan çalışması, IMRAD'ın aslında bir anda değil kademeli yerleştiğini gösteriyor: kalıp 1940'larda belirmeye başladı, 1970'lerde makalelerin yaklaşık %80'ine ulaştı ve ancak 1980'lerde orijinal araştırmanın tek düzeni oldu (Sollaci ve Pereira, 2004; PMID 15243643). Yani IMRAD, bilimsel keşif sürecinin doğrudan yansıması olarak tasarlanmış, yarım yüzyılı henüz yeni aşmış bir gelenek. Bu iskeletin bölüm bölüm nasıl işlediğini IMRAD yapısı yazısında ayrıntılı ele alıyoruz.
Raporlama standartları neden geldi?
1996'da yayımlanan CONSORT, randomize kontrollü çalışmaların nasıl raporlanacağını standartlaştırdı. Ardından gözlemsel çalışmalar için STROBE, sistematik derlemeler için PRISMA, olgu sunumları için CARE geldi. Ortak nokta şu: her kural, önceki bir hatanın tekrarını önlemek için konuldu. CONSORT'un varlık nedeni randomize çalışmaların eksik raporlanmasıydı; STROBE'un nedeni gözlemsel çalışmalarda yöntemsel şeffaflık eksikliğiydi. Bu kılavuzların yöntem bölümüne pratik yansımasını Methods bölümünün yazımı yazısında topladık.
Bugün neredeyiz?
Bugün dünyada on binlerce aktif hakemli dergi, yılda milyonlarca yeni makale yayımlıyor; 1665'ten bu yana yayımlanan toplam yazı sayısının on milyonlarca olduğu tahmin ediliyor. Etki faktörü tartışmaları, açık erişim politikaları, yapay zekâ destekli hakem süreçleri — sistem hâlâ hızla evriliyor. Bu hızlı ortamda hakem yanıtının nasıl yazıldığını hakem yanıtı yazım rehberi yazısında inceliyoruz.
Değişmeyen tek şey başlangıç noktası. Hipokrat'tan bugüne süreç hep aynı yerde başlıyor: bir hekim, bir hastanın başında bir şey fark ediyor. Sonrasında değişen ise bilginin kendisi değil, o gözlemin üstüne eklenen doğrulama katmanları — aşağıdaki şema bu birikimi özetliyor.
Yazılmayan deneyimin bedeli
Her araştırmacının ameliyathanede, poliklinikte ya da yoğun bakımda edindiği deneyim, henüz hiçbir makalede yer almayan ama gerçek olan bir bilgi. Bu bilgi yazılıp yayımlandığında bilimsel bilgiye dönüşüyor; yayımlanmadığında ise o araştırmacıyla birlikte kayboluyor. Tıbbi bilginin en sessiz kaybı, yazılmamış deneyimlerdir.
Hipokrat bunu 2.400 yıl önce sezmişti: gözlemlerini kaydetmekle kalmadı, aktardı. Bugünkü yayın sistemi de o ilk adımın devamı. Bir çalışmanın bu 2.400 yıllık geleneğe uygun biçimde yazıya dökülme sürecinde — yapı denetimi, istatistiksel raporlama ve hakem yanıtı aşamalarında — makale editörlüğü sunuyoruz; metnin entelektüel mülkiyeti araştırmacıya aittir.
Not: Bu yazı tarihsel bir çerçeve sunar; tarihler ve isimler genel kabul görmüş kaynaklara dayanır. Belirli bir dergiye gönderim için o derginin güncel yazım kılavuzu ve ICMJE önerileri esas alınır.
Kullanılan kaynaklar
- Garfield E. Citation indexes for science. Science. 1955;122(3159):108-11. PMID 14385826 · DOI
- Sollaci LB, Pereira MG. The introduction, methods, results, and discussion (IMRAD) structure: a fifty-year survey. J Med Libr Assoc. 2004;92(3):364-7. PMID 15243643 · PMC442179
- ICMJE. Recommendations for the Conduct, Reporting, Editing, and Publication of Scholarly Work in Medical Journals. icmje.org
- CONSORT. Consolidated Standards of Reporting Trials. consort-statement.org
- EQUATOR Network. Enhancing the QUAlity and Transparency Of health Research. equator-network.org