Doçentlik başvurunuz için CV'nizi hazırlıyorsunuz. Yayınlarınızı sıraladınız, projeleri eklediniz, kongre sunumlarını listediniz. 14 sayfa oldu. Jüri üyesi CV'yi açtı, yayın listesine baktı, 30 saniyede kapadı. Çünkü yayınlar sınıflandırılmamış. SCI-E makaleleri ulusal dergilerle karışmış. Kitap bölümleri kongre bildirilerinin arasında kaybolmuş. Jüri üyesi kaç SCI-E makaleniz olduğunu bulmak için sayfalar arasında arama yapmak zorunda kalmış.
Bu senaryoyu düşündüğünüzden daha sık görüyoruz. Akademik CV'nin içeriği kadar sunumu da değerlendirmeyi etkiliyor. 25 yayını olan bir araştırmacının düzenli CV'si, 40 yayını olan birinin dağınık CV'sinden daha güçlü bir izlenim bırakabiliyor.
Akademik CV sektör CV'si değil
Standart bir iş CV'si bir-iki sayfa. Akademik CV'nin uzunluk sınırı yok. Bir profesörün 20 sayfayı aşan CV'si tamamen normal. Ama bu "uzunluk sınırı yok" demek "yapı gerekmez" demek değil.
Akademik CV'nin omurgası yayınlar. Sektör CV'sinde iş deneyimi ön plandayken, akademik CV'de araştırma çıktıları belirleyici. Hibe başvurusunda, pozisyon ilanında, doçentlik dosyasında ilk bakılan bölüm yayın listesi.
Yayın listesi: sınıflandırma her şeyi değiştirir
Yayın listesi sınıflandırılmamış bir CV, değerlendiricinin işini zorlaştırır. Değerlendirici işi zor olan araştırmacıya genellikle bonuslar vermez.
Aynı Araştırmacı, İki Farklı CV
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmış
Standart sınıflandırma sistemi:
A. Uluslararası hakemli dergi makaleleri (SCI/SCI-E/SSCI) -- En değerli kategori. Ters kronolojik sırayla, en güncel yayın en üstte.
B. Uluslararası diğer hakemli makaleler -- ESCI, Scopus indeksli dergiler.
C. Ulusal hakemli makaleler -- TR Dizin, ulusal dergiler.
D. Kitap ve kitap bölümleri -- Uluslararası ve ulusal ayrımıyla.
E. Editöre mektuplar, derlemeler -- Correspondence, review makaleler.
Her kategori kendi içinde numaralandırılmalı. Kendi adınız koyu veya altı çizili olarak vurgulanmalı. Bu basit uygulama, değerlendiricinin sizin katkınızı anında görmesini sağlıyor.
Referans formatı: Vancouver standardı
Tıbbi yayınlarda Vancouver stili en yaygın format. Tüm yazarları (altıdan fazlaysa ilk altı + et al.), makale başlığını, dergi kısaltmasını, yılı, cilt ve sayfa numaralarını, DOI'yi vermek gerekiyor.
Örnek:
Yılmaz M, Kaya A, Demir B, et al. Risk factors for postoperative complications in cardiac surgery patients. J Cardiothorac Surg. 2024;19(3):145-152. doi:10.1234/jcts.2024.145
Tutarlılık kritik. Bir yayında dergi adını kısaltıp diğerinde açık yazmak, birinde DOI verip diğerinde atlmak, profesyonel izlenimi zedeliyor. Referans yönetim yazılımları (Zotero veya EndNote) bu tutarlılığı sağlamada çok yardımcı.
Türkiye'de: YÖK ve UAK formatı
Türkiye'deki akademik değerlendirmelerde YÖK ve UAK formatına uyum zorunlu. Doçentlik başvurusunda yayınlar puanlama sistemine göre sınıflandırılıyor: A1 (SCI-E), A2 (SSCI), B (uluslararası diğer), C (ulusal). Her kategorinin puan değeri farklı.
Bu puanlama sistemi, CV'nizin düzenini de belirliyor. Doçentlik başvuru kriterlerini ve YÖK-UAK dergi kriterlerini ayrı yazılarımızda detaylı ele aldık.
Birçok Türk üniversitesi kendi standart özgeçmiş formunu kullanıyor. Bu formlar genellikle YÖK formatını temel alıyor ama ek bölümler isteyebiliyor. Başvuracağınız kurumun formunu önceden temin etmekte fayda var.
İpucu
CV'nizdeki yayın sayılarını ORCID, Google Scholar ve Web of Science profilleriyle çapraz kontrol etmekte fayda var. Jüri üyeleri bunu yapıyor. Platformlar arasında tutarsızlık (bir yerde 18 yayın, diğerinde 22) güven sarsan bir izlenim bırakıyor. Tüm dijital varlıklarınızı altı ayda bir gözden geçirmek iyi bir alışkanlık.
CV'nin diğer bölümleri
Kişisel bilgiler: Ad, unvan, kurum, bölüm, e-posta, ORCID. Uluslararası başvurularda doğum tarihi ve medeni durum gereksiz. Türkiye'de hala yaygın olarak ekleniyor ama zorunlu değil.
Eğitim: En son dereceden başlayarak. Derece, kurum, bölüm, yıl, tez başlığı. Alanında tanınmış bir danışmanla çalıştıysanız danışman adını eklemek değerli bir bilgi.
Akademik pozisyonlar: Mevcut pozisyondan geriye doğru. Misafir araştırmacı, postdok gibi geçici pozisyonlar da dahil.
Araştırma projeleri: Proje adı, fon kaynağı, rolünüz (yürütücü mü araştırmacı mı), bütçe, tarih aralığı. Aktif ve tamamlanmış projeler ayrı alt başlıklarda olabilir.
Kongre sunumları: Sözlü bildiriler ve poster sunumları ayrı. Davetli konuşmalar özel olarak vurgulanmalı.
Eğitim faaliyetleri: Verilen dersler, danışmanlık yapılan tezler.
Mesleki hizmetler: Dergi editörlüğü, hakemlik, bilimsel komite üyelikleri.
Farklı amaçlar, farklı CV'ler
Tek bir CV her durumda yetmiyor. Amaç ve hedef kitleye göre uyarlama gerekiyor.
İş başvurusu: Başvurduğunuz pozisyonla ilgili yayınları ve deneyimleri öne çıkarmak gerekiyor. Araştırma ilgi alanlarınızı ve gelecek projelerinizi belirten kısa bir research statement eklemek artı.
Hibe başvurusu: Projeyle ilgili yayınlarınız ön planda. Daha önce yönettiğiniz projelerin bütçeleri ve çıktıları detaylı olmalı.
Uluslararası başvuru: Tamamen İngilizce. Türkiye'ye özgü kısaltmaları açıklamak gerekiyor. TÜBİTAK yerine "The Scientific and Technological Research Council of Turkiye" yazmak, değerlendiricinin bağlam kurmasını sağlıyor. Akademik profil yönetimi ve h-indeksi stratejileri bu süreci destekleyen kaynaklarımız.
Güncelleme: yaşayan bir belge
Akademik CV yaşayan bir belge. Her yeni yayın, proje veya faaliyet sonrasında güncellemek gerekiyor. Altı ayda bir kapsamlı gözden geçirme yapmak, bilgilerin doğruluğunu ve güncelliğini koruyor.
Dijital ortamda CV'nizi ORCID, Google Scholar ve kurumsal profil sayfanızla tutarlı tutmak da önemli. Bu platformlardaki bilgiler birbiriyle çelişmemeli.
Model İstatistik olarak yayın listesi sınıflandırma konusunda araştırmacılara destek verirken, en sık karşılaştığımız sorunun yayınların düzensiz listelenmesi olduğunu görüyoruz. Sınıflandırma kurallarına uygun, tutarlı ve güncel bir CV, akademik kariyerinizin en güçlü vitrini.
CV'niz sizin yerinize konuşuyor. Doğru şeyleri, doğru sırada, doğru formatta söylesin.